Burada neler mi yapıyoruz ?

 

Zümrüdü Anka

 

 - Serin bir rüyanın hatrınadır çektiğim dünya ağrısı, ben sana bir hayalden geldim ve sana bir hayal verdim. Gerçek olduğuna inandıramasamda onu ben ona o hayali ellerimle uzattım, kabul edip almak yada almamak onun kişisel tercihi onu hiç bir şeye zorlayamam çünkü ben kara parmaklı kap kara elleri olan biri değilim.Ben ona hiç sıradan cümleler kurmadım ona kurduğum tüm cümlelerim ona özel onun için kurulmuş özenle seçilmiş söylerken düşünülmüş cümleler, sıcak bir bardak çay ikram ettiğimi düşünün o sıcak çay benim kurduğum cümleler sıcak bir bardak çayın içine doldurulmuş o her kelimesini her harfini yutarken zihninde ben ona o sıcak cümleleri uzatırken bile bir çok kez üfledim söylediklerim onun canını yakmasın, onun gözlerinden yaşlar akıtmasın. Ben ona gördüğünden inandığından güvendiğinden çok daha fazla değer verdim. Bir gülüşün var çocuk neşesi gibi ne kadar da çok kırmışlar ne kadar çok üzülmüş ne kadar çok yıpranmış ürkütmüşler korkutmuşlar ve şimdi ona tüm doğruları ile gelene de inancı olmuyor.

 

 - Bu bir suç yada kötü bir şey değil, böyle olmasını kendisi de istemezdi, gülüşünde cennet bahçesi var içimi ısıtır gülümsemesi, mesela ben yanında oturmaktan çok büyük keyif alırım mesela o konuşmaya başlayınca ben onun yüz hatlarını incelerim ağız hareketlerini incelerim dudaklarının harfleri söylerken nasıl büzüştüğünü izlerim, konuşurken kaç kere nefes aldığını hangi kelimede canını acıtan bir hatırasını hatırladığını yüzünden okurum sonra gözlerini bana çevirir onu konuşurken izlediğimi fark eder bazen gülümser ne oldu der ne yaptığımın farkına varmadan bilmez onun ruhunu incelediğimi yüzüne her baktığımda onun içindeki çocuğu gördüğümü bilmez onun kalbinin nasıl kırılmış ikiye bölünmüş olduğunu ben bilirim ama o bazı zamanlar bana anlatmaya çalışır asla sözünü kesmem biliyorum bunu söyleyeceksin demem bunun sebebi onun bana bir şeyler anlatması benim en çok keyif aldığım şeylerden biri seni üzen ne varsa biliyorum ama sen yinede anlat ben seni aldığım nefes bitene kadar dinlerim.

 

- Onun sesi duymaktan keyif aldığım dinlemekten hoşlandığım bir ses o bir şey anlatırken kayboluyorum onun yüzünde onu dinliyorum ama kayboluyorum aurası beni ele geçiriyor her seferinde, çok korkuyorum nazarım değecek diye, söylesenize bir insanın konuşurken kaç kere nefes aldığını hiç saydınız mı hangi kelimelerde duraksadığını hangi kelimede sustuğuna dikkat ettiniz mi, korktunuz mu hiç onu bir daha koklayamamaktan yada birini koklarken canını acıtmaktan korktunuz mu bazen diyorum ki ben deliyim ben seni seviyorum bu sevgi seni belki bunaltır kaç benden kurtar kendini beni benimle bırak ben kendi ateşimle yanayım bunu sesli dile getirmekten de korkuyorum ya giderse, sesiz bir çığlık içimde avazı çıktığı kadar bağıran ama sesini bir tek benim duyduğum sesindeki o tınıyı benim fark edebildiğim...Bütün söylediklerimi boşver ben onu anlatırken hiç bir kelime ile ifade edemiyorum ne söylesem ne yapsam onu anlatmama eksik kalıyor benimle birlikte kocaman bir deniz ucu bucağı yok o benim bakmayı sevdiğim tek deniz bir damla insan işte toprağa düşer hayat verir buhar olur gök yüzüne çıkar tekrar toprağa düşer yeniden can verir.