Burada neler mi yapıyoruz ?

    Birini sevmek için önce onu yaşamalısın derler, teknik olarak bakıldığında onu yaşamadığımı mı düşünüyordu bilmiyorum seni yaşamam için seninle de tanışmama gerek yoktu ben zaten seni senden önce yaşamıştım. O beni tanır… Yazdıklarımdan tanır bilir neyi nereye yazdığımı bazen düşünüyorum ben böyle biriyim diye benim hastalıklı olduğumu düşünüyor mu diye bilmem belki de düşünmüyordur, eğer benim hastalıklı olduğumu düşünüyorsa söylesin benim gibi kaç tane hastalıklı tanıyor, o beni şiirlerden tanıyor biliyor şiir yazabiliyorum biliyor sadece ona şiir yazabildiğimi onunla ilgili bir şey yazacağım zaman kalemdeki kelepçeleri çıkarttığımı bilir.

    Onun zarafet ’inin benim felaketim olmadığını bilir, onu sevmenin ne büyü ne de lanetim olmadığını bilir onu sevmek geçmişin emaneti belki bunu bilmez, onu sevmek işgal ediyor beni tam anlamıyla ruhumu dinlendiriyor onu hatırlıyorum hiçbir şey yapmasa bile orada öylece dursa bile ben mutlu oluyorum. Benim için tek değil ki çoğul hatta birçok benim içimde tek bir Müzeyyen yok birçok Müzeyyen var yönüm Müzeyyene dönük benim saatim 12 ye çeyrek kalmadı ki benim saatim Müzeyyene çeyrek kaldı saçma oldu sanırım son söylediğim deliliğin belirtileri galiba bilemiyorum. Neler geçiyor aklından bilmesem de… Neyse her şeye hakkın var.

    Hoş geldin ey şimdiki zamanım gel otur şöyle biraz dinlen geç şurada gördüğün gönlümün eşiğinden şu an tam zamanı, hoş geldin bütün bölümlerim tamamlayanım. Senin ağızından çıkarttığın her cümle her kelime kalbime giriyor ucu bucağı görünmeyen sonsuz bir cennet gibi güneş sana doğar, sular sana doğru akar, ay sana vurur sesin gönlümü yakar, sen ses edince sesinden utanır bülbül, sen gülünce bitki örtüm papatyalar takar. Sen gelirsen siyahından sıyrılır tüm geceler sen yanımda ol duacın olur tüm şecerem sen gelirsen bir kandile sığar bütün geceler sen yanımda olursan ben gülerim ecele. Gözbebeğim sen bir ağla gerek kalmaz suya sen fısılda sağır sultan bile duyar adamlık öğretirsin en çıkmayacak huya, sen niyet et yeter ki tüm cemaat uyar. Orada feryat et burada bir an ölür bir nefes üfle yeter kuş bile kaybeder yönünü ateşin yakar damla suyu kalmaz gölün ışığın bir defalık kartal eder körü.