Burada neler mi yapıyoruz ?

 

 

 

Başımı usulca dizine koyacaktım


Dört gün, dört gece susacaktım.


Yağmur sönecekti.


Otobüsler seferlerinden dönecekti,


Duvardaki saat duracaktı


Kalbim kendiliğinden duracaktı


Ben hiç böylesini görmemiştim


Vurdun kanıma girdin itirazım var.


Şiirler yazdım kitaplar okudum elime  bir bardak aldım onu yeniden oydum


Derinlerde kaldım uzun bir süre...


Kim bulmuş ki yerini ne anlamış ki mutluluktan.


Ey yağmur sonrası loş bahçeler akşam sefaları...


Söyleyin benimle beraber itirazım var diyelim.

 

Yahu senin için bir şiir yazacaktım üstelik,


Hem de böyle özel kelimeler seçecektim senin için ismini can koyacaktım


Oysa ki bir şiir neydi ki sanki

 
Yer içer mi sarılabilir mi sana ellerini tutar mı mesela ?

 
Eminönü'n de hamsi ekmek ısmarlar mı mesela ?

 
Fotoğraf çektire bilir mi hipodrom da atlarla beraber


Atları ne çok severim hisli hayvanlardır köpekler gibi...


Bir şiir rakı içebilir mi Samatya da seninle beraber


Bir şiir uyur muydu başını alıp kanatlarının altına kuş gibi


Oysa bir şiir neydi sanki


Bir şiir seni bu kadar sever miydi Ömür hanım.


Ben sana nefes olacağım zehir değil Ömür hanım.


Öyle boşluğa bakıp üflemeyeceksin nefesini

 
Kapkaranlık bir kara yel esmeyecek nefesinde


Her üflediğin nefes de bir çiçek yeşerecek toprağında yeniden çiçek açacaksın


Ben senin yüzünü değil gözlerini güldüreceğim.