Burada neler mi yapıyoruz ?

    Bir kadını ne kadar sevebilirsiniz, yada birine ne kadar değerli hissettirebilirsiniz. Bir kadının ağlamasına yada şiddete maruz kalmasına üzülmesine sebep olabiliyorsanız bu söylediklerimi yapamazsınız, kötü insan kötüdür başka bir açıklaması yoktur bunun, bir şarkı sözünü hatırlıyorum " Kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken" diyordu gerçekten çok zor, şiddet görmüş bir kadına şefkatle yaklaşmanız da bir o kadar zor yabancıdır kadın o hisse zarar vereceğini düşünür korkar sizden, ah Müzeyyen adını söylemek ne kadar hoşuma gidiyor keşke anlata bilmenin daha kolay bir yolu olsaydı keşke yüreğimi çıkarıp avuçlarına koyabilsem al işte bak burada bak işte yüreğime kendin ile ilgili parçalara bir bak ben senin hayatına seni paramparça etmek için gelmedim Müzeyyen keşke yüreğimi çıkarıp avuçlarının içine bırakabilseydim.

 

    Müzeyyen senin olduğun karanlık benim de karanlığım, biliyorum tek başına hissediyorsun etrafında kimseyi göremiyorsun biliyorum çok üzgünsün Müzeyyen biliyorum, korkuyorsun Müzeyyen biliyorum, kendini savunuyorsun Müzeyyen biliyorum, sürekli savunma halindesin zarar görmekten korkuyorsun endişelerin var korkuların var benim davranışlarım sana mantıklı gelmiyor Müzeyyen biliyorum, sana nasıl davranıyorsam içimden geldiği gibi davranıyorum, cümlelerim senin için söylenmiş cümleler senin için yazılmış, şiirlerim amatörce yazılmış olsalar bile hepsi senin için yazılmış bir sen biliyorsun Müzeyyen başkası bilmiyor, kimseyi sokmadığım yerde bir tek senin olduğunu biliyor musun peki Müzeyyen ah Müzeyyen içimi parçalıyorsun ağladığını duyunca yüreğim daralıyor üzüldüğünü görünce keşke daha fazlasını yapabilseydim üzülmeseydin keşke zamanda geriye gidebilseydim Müzeyyen sadece senin vaktinde geriye gidip karşına çıkıp ben geldim Müzeyyen sana eski kelimeleri olan tozlanmış bir şiirden geldim sana gelecekten geldim Müzeyyen, Müzeyyen sana reva görülen tüm kötülüklere rağmen ben geldim eski bir Şiir’im aslında okumak istersen ben buradayım görmeyi dilersen buradayım.

Bana muhteşem olduğumu söyleyen tek insan ve bunu Müzeyyen'e söylettire bilmek için hiç böyle bir çaba içerisine girmedim yapmacık rollere bürünmedim ben ona neyi hak ettiyse onu vermek istedim elimden ne geliyorsa aklımdan ne geçiyorsa yada ne istiyorsa neyi diliyorsa ben nefes aldığım süre içerisinde yerine getirmeye çalışıyorum, Müzeyyen farkında değil belki ama benim o karanlığın içinde bulduğum tek ışık ışığımı buldum neden dönüp arkamı karanlığa yürüyeyim ah bir görseniz bir gülüşü var gözlerimi dolduran gülüşü, bayılıyorum onun gülüşüne... Kimse görmüyor kimse bilmiyor ama ben biliyorum gözlerinin içine bakınca gözlerinin içi gülüyor onun ruhu hala çok canlı hayat dolu, harika insan ben değilim aslında harika olan kendisi benim harika olduğumu düşünen de kendisi beni böyle yapan da kendisi ah Müzeyyen... Bir insanın konuşurken kaç kere nefes aldığını sayar mısınız acaba yeteri kadar nefes aldımı almadı mı diye düşündünüz mü ben Müzeyyeni konuşurken izlemeyi de çok severim Müzeyyen uzun bir şey söyleyeceği zaman çok uzun bir cümle kuracaksa 2 kere derin bir nefes alır karşıdan bir cevap aldığında ise kendisi vereceği cevap da 1 kere nefes alır ah Müzeyyen bir de utanması var ne söyleyeceğini ne cevap vereceğini bilemediği zamanları var Müzeyyen'in ah be Müzeyyen ne kadar harika bir insan olduğunu bilmeden bana harika bir insan olduğumu söylüyorsun özel olduğumu söylüyorsun da özel olan sensin, benim yeniden güneş gibi doğmamı sağlayan acaba ne yapıyor diye bir mesaj atıp sataştığım ne yaptın günün nasıl geçiyor diye sorular sorduğum da aldığım cevapları dinlerken sesinde gülüşünde ağız hareketlerinde yarım Türkçesi ile bana bir şeyler anlatmaya çalışmasından keyif aldığım içimi ısıtan Müzeyyen, beni bu insana dönüştüren Müzeyyen seni hangi lisanda hangi keliemelerle anlatmaya çalışsam inanki eksik kalır seni sana anlatmaya çalışsam hangi dili konuşsam hangi kelimeyi söylesem seni anlatmaya yetmez kocaman bir güneş var içimde bu güneşde sensin mevsim kış da olsa benim içimdeki mevsim hala yaz, çiçekler açmış arılar gelip konuyor üzerlerine polen taşıyorlar kuşlar uçuyor sonra bir kelebek geçiyor diğer tarafa dönüyorum mavi bir deniz bir balıkçı teknesi görüyorum bir adam üzerinde başında şapkası ile balık tutmak için oltasını denize atıyor bir tepe var üzerinde geniş gövdesi olan bir ağaç görüyorum çok yaşlı çok eski bir ağaç gölgesinde seni görüyorum beni çağırıyorsun elinde kendine hazırladığın çay'ını içerken el sallıyorsun çay içmeyi sevmezsin biliyorum bitki çayları içersin muhtemelen yine bitki çayı içiyorsun. Müzeyyen yanına gelip karşına oturuyorum gülüşünü seyrediyorum ellerimi çeneme koyup çayından yudum alışını izliyorum sanırım biraz büyük bir yudum almış olmalısın ki sıcak çay gırtlağını yaktı dikkatli iç Müzeyyen bir tarafım seninle beraberken canını acıtma benimde canımı acıtırsın.